“Madde 12 itirazı”, Sözleşmeye sonradan katılan bir devletin katılmasına başka bir taraf devletin altı ay içinde karşı çıkmasıdır. İtirazın sonucu Sözleşmeyi bütünüyle etkilemez; yalnız itiraz eden ile katılan devlet arasında yürürlüğe girmesini engeller. Terim, “bu ülke taraf mı” sorusunun tek başına yetmediği durumları anlatır: iki ülke de taraf olabilir ve Sözleşme aralarında yine de işlemeyebilir.
İtiraz yalnız katılmaya karşı işler
Sözleşme iki yolla taraf olunmasını öngörür. 1961’de Lahey Konferansı’nda temsil edilen devletler imzalayıp onaylar (m.10 ve 11); diğer devletler sonradan katılır (m.12). İtiraz yalnız ikinci yola bağlıdır. Türkiye Sözleşmeyi 8 Mayıs 1962’de imzalamış ve onayla taraf olmuştur; bu yüzden Türkiye’nin katılmasına itiraz etme imkânı hiçbir devlet için doğmamıştır. HCCH’nin tam durum raporunda Türkiye’nin yaptığı bir itiraz ya da beyan da yoktur.
Altı aylık süre ve sonucu
Madde 12’nin ikinci fıkrasına göre katılma, ancak katılan devlet ile bu katılmaya bildirimin alınmasından sonra altı ay içinde itirazda bulunmayan âkit devletler arasındaki ilişkiler bakımından geçerli olur. Süre dolduğunda sessiz kalan her taraf devletle Sözleşme yürürlüğe girer; itiraz eden devletle girmez. İtiraz sonradan geri çekilebilir; geri çekmenin hangi tarihten itibaren sonuç doğurduğu HCCH raporunda ayrıca okunur.
Türkiye neden itiraz etmedi, ne anlama gelir
Türkiye sonraki katılmaların hiçbirine itiraz etmemiştir. Bunun somut sonucu, Sözleşmenin Türkiye ile her yeni katılan devlet arasında altı ayın sonunda kendiliğinden işlemesidir. Kosova için durum bunun en görünür örneğidir: HCCH notuna göre Sözleşme Kosova ile otuzdan fazla devlet arasında itiraz ya da beyan nedeniyle yürürlüğe girmemiştir, Türkiye bu listede yoktur ve Kosova hem Adalet Bakanlığı’nın taraf listesinde hem resmî e-Apostil sisteminin ülke listesinde yer alır. Bir Türk belgesinin gideceği ülke için sorulacak soru bu yüzden ikilidir: o ülke taraf mı ve Türkiye ile arasında itiraz var mı. İkinci sorunun cevabı Türkiye için her durumda “yok”tur.
Güncel itiraz örnekleri
HCCH kayıtlarına göre Pakistan’ın katılmasına sekiz devlet, Bangladeş’in katılmasına on iki devlet itiraz etmiştir; Cezayir’in katılmasına Avusturya, Yunanistan ve Almanya; Vietnam’ın katılmasına Çekya, Avusturya ve Almanya itiraz etmiştir. Bu örnekler bir Türk belgesini etkilemez, ama üçüncü ülke belgesi Türkiye üzerinden başka bir ülkeye gidecekse önem kazanır: belgenin düzenlendiği ülke ile hedef ülke arasında itiraz varsa apostil o ilişkide geçmez.
İtirazın belge sahibine etkisi
İtirazın bulunduğu ikili ilişkide apostil işlemez ve belge legalizasyon zincirine döner: çeviri, noter, ilgili makam tasdiki ve konsolosluk onayı. Türk belgeleri için bu durum bugüne kadar doğmamıştır; bu sitede ülke sayfaları her ülkenin itiraz kaydını ülke verisinden gösterir. Çeviri açısından tek fark, legalizasyon yolunda çevirinin zincirin başına alınmasıdır.